Abdüsselam Yasin’in Nebevî Yöntem Nazariyesi’nde Değişimin Temel Prensipleri


Prof. Doc. Adem Yerinde

Istanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi - Turkiye


Abdüsselam Yasin, Nebevî Yöntem Nazariyesi’nde kendi davet hareketini, iman, İslam ve ihsan değerleriyle yoğrulmuş cihâdî-ihsânî bir hareket olarak görür. Zaruret olmadıkça silahlı mücadeleyi hoş görmez, tersine, hoşgörü ve tahammülle cihadı-asgar diye tanımladığı bireysel eğitim ve terbiye, kalbî tezkiye ve manevî arınma üzerinde yoğunlaşır. Bireysel değişimden toplumsal değişmeye doğru tedricen ilerleyen bir toplumsal dönüşümü öngörür.

Değişim nereden başlayacağı ve nerede sonlanacağına dair bir fikir vermesi bakımından sıklıkla kullandığı bir takım kavramlar vardır ki bunların en dikkat çekicileri “Sünnetullah”, “Câhiliye” ve “Fitne” kavramlarıdır. Bunlara “Hilafet” kavramını da eklemek lazım.

Sünnetullah, fizik alemdeki olayları düzenleyen kevnî yasalardır ve kişiye göre değişmez. Allah’ın doğaya koyduğu bu evrensel yasaları dikkate alınmadan yürütülecek bir faaliyetin başarılı olma şansı yoktur. Çünkü Allah bu yasaları ancak çok dar bir çerçevede askıya alır.

Cahiliye tabiri batıl ve putperest inanışlardan tutun da ahlakî yozlaşama, ideolojik kamplaşma (asabiyet) ve siyasî zorbalık ve despotizme kadar uzanan geniş bir anlam yelpazesine sahiptir.

Fitne tabiri ise hem Allah’ın kullarını sınaması ve hem de aynı amentüsü bir olan fırka ve grupların, Cahiliye kalıntılarının etkisiyle arlarında çatışması, harsı ve nesli yok edecek kanlı savaşlara girmesidir.

Hilâfet ise fitne ile zuhur eden olumsuzlukların bertaraf edilip, insanî ve ahlâki değerlerin egemen kılındığı, temel hakların savunulup korunduğu, Nübüvvet modelinde kurulacak siyasî ve ictimaî düzeni temsil etmektedir.

Câhiliye’nin olumsuzluklarının değiştirilmesi ve meydan okumalarına karşılık verilmesi İslamî bir sorumluluktur. Bu anlamda mücadele ve edeğim, azgın ve zorba düzenlerden sonra Nübüvvet modelinde ikinci Hilafet’in kuruluşuna kadar devam etmelidir. Hilafet, Nübüvvet döneminden sonra beşeriyetin inşa edebileceği en ideal ve en erdemli siyasi ve ictimai düzeni temsil etmektedir. Bunun birincisi temsilcisi, Hz. Peygamber’in (s.a.s.) ahirete irtihalinin hemen akabinde kurulup, 30 yıl süren Hülefâ-i Râşidîn dönemiydi.

Abdüsselam değişimin yöntemi olarak hikmet, mevize-i hasene ve en güzel yolla mücadeleyi benimser, şiddeti Cahiliye’nin bir özelliği sayarak kökünden reddeder. Ayrıca değişimin devrimsel değil, tedrîcîlik esasına göre olması gerektiğini savunur. Bununla birlikte vahyin tamamlandığını ve bugün Müslümanların, vahyin bütün hükümlerinden sorumlu tutulduklarını belirtir. Bununla beraber tarihsel süreçte düşünce ve davranışlarımıza bulaşmış Cahiliye kirlerinden arınırken, işe kendi nefsimizden başlamamız gerektiğini söyler, enfusî (bireysel) değişim olmadan gerçekleştirilecek afâkî (toplumsal) değişimi, eşyanın tabiatına aykırı bulur.

Değişim felsefesinde geniş bir hareket alanı sağlayabilmek için ictihat ve tecdid düşüncesinevurgu yapan Abdüselam, bunun, İslam’ı çağa uydurmak için değil, tersine, çağı İslamî değerlerle uyumla hale getirebilmek için zaruri olduğuna işaret eder. Bu bağlamda dinî kültürel mirastan istifade edilmesini savunurken, bir yandan da, bunun yeni görüş ve çözüm önerilerini tıkayan bir handikapa dönüşmemesi için uyarmayı da ihmal etmez.

Değişimin temel yöntemi olarak eğitimi öne çıkarır, bireysel değişimin ancak eğitim yoluyla gerçekleşebileceğine inanır. Eğitimle yetiştirilecek nitelikli ve donanımlı kadroların da toplumsal değişimde lokomotif göreviüstleneceğini söyler.

Müslümanların birbirlerine karşı takip etmesi gereken yol ve yöntemlere de işaret eden Abdüsselam, özellikle tekfir ve tefsik tavırlarından ve Müslümanları birbirine düşürecek fitne olaylarından kaçınılması, güç birliği edilmesi, rifk/hoşgörü ve tahammül esasında mev’ize-i hasene ve hikmetle sıcak ilişkilerin ve tebliğ görevlerinin sürdürülmesi yönünde tavsiyelerde bulunur.

Bu tebliğde, Abdüsselam Yasin’in Nebevî Yöntem Nazariyesi’nde değişimin temel ilkeleri, Sünnetullah isimli eserindeki görüşleri çerçevesinde biraz evvel işaret edildiği minvalde, ayrıntılı biçimde ele alınıp incelenecektir.

Anahtar sözcükler: Yerinde, Sünnetullah, Câhiliye, Fitne, Hilafet

Doç. Dr. Adem Yerinde